Miras taksim sözleşmesinin geçerliliği için 'yazılı şekil' şartı (TMK m. 676), bir geçerlilik koşulu mudur yoksa ispat koşulu mudur? Bu ayrımın, hakimin şekil noksanlığını re'sen dikkate alıp alamaması üzerindeki etkisini, metindeki TBK m. 11/2 ve Yargıtay içtihatlarına yapılan atıflarla izah ediniz.
TMK m. 676'da öngörülen yazılı şekil, bir 'geçerlilik (sıhhat) koşulu'dur, ispat koşulu değildir. Metinde bu durum, 'TMK’nin 676. maddesinde öngörülen yazılı şekil, bir ispat koşulu değil, geçerlilik koşuludur.' ifadesiyle net bir şekilde belirtilmiştir. Bu ayrımın en önemli sonucu, hakimin şekil noksanlığını re'sen (kendiliğinden) dikkate alma zorunluluğudur. TBK m. 11/2, 'Kanunun emrettiği şekle riayet olunmadıkça akit sahih olmaz.' diyerek şekle aykırılığın müeyyidesinin 'hükümsüzlük' olduğunu belirtir. Geçerlilik şartları kamu düzenine ilişkin olduğundan, taraflar ileri sürmese bile hakim, yargılamanın her aşamasında sözleşmenin yazılı yapılıp yapılmadığını kendiliğinden incelemek ve şekle aykırılık tespit ederse sözleşmenin geçersiz olduğuna karar vermek zorundadır. Metindeki Yargıtay içtihatlarına yapılan atıflar da (12.4.1944 t. 1943/14 E. K. karar) bu yöndedir. Eğer bu bir ispat koşulu olsaydı, hakim re'sen dikkate alamaz, sadece tarafların itirazı üzerine inceleyebilirdi. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/miras-taksim-paylasilmasi-sozlesmesi.html)