Olay yeri incelemesi (PVSK Ek m.6/8) ile adli arama (CMK m.116) arasındaki temel fark nedir? Bir suçun işlendiği, ancak 'herkesin girip çıkabileceği kamuya açık bir alan' olmayan, kişiye ait özel bir bahçede delil aranması için arama kararı veya emri gerekir mi? Gerekçesiyle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #186301

Olay yeri incelemesi ile adli arama arasındaki temel fark, uygulandığı yerin niteliği ve buna bağlı olarak aranan karar/emir şartıdır. Olay yeri incelemesi, 'herkesin girip çıkabileceği kamuya açık alanlarda' yapıldığında bir emir veya karar gerektirmeyen, delil toplama işlemidir (Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m. 9). Adli arama ise, şüphelinin özel yaşam alanlarına (konut, işyeri, diğer yerler) müdahale niteliği taşıdığı için kural olarak hakim kararı veya savcı emri gerektirir. Kişiye ait özel bir bahçe, 'herkesin girip çıkabileceği kamuya açık bir alan' değildir. Burası, konutun eklentisi veya CMK m. 116 kapsamında 'ona ait diğer yerler' statüsündedir. PVSK Ek m. 6/8, 'Olay yeri dışında kalan ve o suça ilişkin delil elde edilebileceği yönünde kuvvetli şüphe sebebi bulunan konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda yapılacak işlemler için Ceza Muhakemesi Kanununun arama ve elkoymaya ilişkin hükümleri uygulanır.' demektedir. Dolayısıyla, bu özel bahçede yapılacak delil arama faaliyeti, 'olay yeri incelemesi' adı altında değil, 'adli arama' olarak nitelendirilir ve CMK'daki arama hükümlerine tabidir. Bu nedenle, bu alanda delil aranması için mutlaka CMK m. 119 uyarınca hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri gereklidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/arama-tedbirinde-diger-yerler-kavrami)