5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 26, çocuk mahkemelerinin ve çocuk ağır ceza mahkemelerinin görevlerini tanımlarken, aynı maddenin 3. fıkrasında 'Mahkemeler ve çocuk hâkimi, bu Kanunda ve diğer kanunlarda yer alan tedbirleri almakla görevlidir.' demektedir. Bu fıkranın, hakkında 'kovuşturmaya yer olmadığına' kararı verilen çocuklar için görevli mahkemenin belirlenmesindeki rolünü, YHGK'nın 2017/2447 E. sayılı kararı bağlamında yorumlayınız.
ÇKK m. 26/3, ilk bakışta tüm mahkemelere tedbir alma yetkisi veriyor gibi görünse de, bu hüküm kanunun diğer maddeleri ve sistematiği ile birlikte yorumlanmalıdır. Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2447 E. sayılı kararında da bu bütüncül yorum yapılmıştır. Kararın mantığına göre, ÇKK m. 26/1 ve 26/2, ceza mahkemelerinin görevini 'suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakmak' olarak sınırlar. Hakkında 'kovuşturmaya yer olmadığı kararı' verilen bir çocuk, tanım gereği hakkında ceza davası açılmayan bir çocuktur. Dolayısıyla, bu çocuk artık ceza mahkemelerinin görev alanından çıkar. Bu noktada, ÇKK Geçici m. 1/4 devreye girer. Bu madde, 'korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında tedbir kararlarının görevli aile veya asliye hukuk mahkemelerince alınacağını' düzenler. Hakkında ceza kovuşturması yapılamayan bir çocuk, kanunun koruma şemsiyesi altına alınması gereken bir çocuktur ve 'korunma ihtiyacı olan çocuk' statüsünde değerlendirilmelidir. Dolayısıyla, m. 26/3'teki genel 'tedbir alma görevi', her mahkemenin kendi görev alanı içinde geçerlidir. Kovuşturma yapılmayan bir çocuk için görev, ceza mahkemelerinden hukuk mahkemelerine (çocuk, aile, asliye hukuk) geçmiş olur. YHGK da bu yorumla, görevli mahkemenin aile veya asliye hukuk mahkemesi olduğuna karar vermiştir.