Terekenin tespiti davasında (TMK m. 589), mahkemenin görevi ve kararının kapsamı nedir? Mahkemenin, tespiti yapılan tereke mallarının (para, menkul eşya vb.) mirasçılara teslimine veya ödenmesine karar vermesi hukuka uygun mudur? Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2019/8850 sayılı kararının bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Terekenin tespiti davası, adından da anlaşılacağı gibi, bir 'tespit' ve 'koruma' davasıdır. Mahkemenin görevi, miras bırakanın ölüm anı itibarıyla sahip olduğu aktif ve pasif tüm malvarlığı unsurlarını (taşınır, taşınmaz, banka hesapları, alacaklar, borçlar vb.) belirleyerek bir deftere kaydetmek ve bu malların kaybolmasını veya kötüye kullanılmasını önlemek için gerekli koruma tedbirlerini almaktır (TMK m. 589). Bu tedbirler; malları yediemine teslim etmek, paraları bankaya yatırmak, değerli eşyaları adli emanete almak gibi işlemler olabilir. Mahkemenin, bu davada tespiti yapılan tereke mallarının mülkiyetine ilişkin bir karar vermesi veya bu malların mirasçılar arasında paylaştırılmasına/teslimine hükmetmesi hukuka uygun değildir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2019/8850 sayılı kararında da bu husus açıkça belirtilmiştir. Kararda, mahkemenin 'talep doğrultusunda terekenin tespiti ve dosyadan el çekilmesi ile yetinilmesi gerekirken terekede bulunan menkullerin teslimine karar vermiş olmasının doğru görülmediği' ifade edilmiştir. Çünkü terekenin tespiti davası bir istihkak (mülkiyet) davası değildir. Malların kime ait olduğu ve nasıl paylaşılacağı, daha sonra açılacak olan mirasın paylaştırılması (taksim) veya istihkak davalarının konusudur. Tespit mahkemesi, sadece malvarlığını belirler ve korur; mülkiyeti devredici veya paylaştırıcı bir karar veremez.