Bir bilişim suçları soruşturmasında, şüphelinin kimliğinin tespiti amacıyla Twitter Inc. gibi yurtdışı merkezli bir servis sağlayıcıdan IP adresi bilgilerinin istenmesi sürecinde, Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/5288 E. sayılı kararında öngördüğü araştırma usulü nelerdir? Sadece şüphelinin ikrarı, mahkumiyet için yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #186285

Sadece şüphelinin suça konu paylaşımları yaptığını ikrar etmesi, özellikle bilişim suçlarında mahkumiyet için tek başına yeterli görülmemektedir. Yargıtay, bu tür dosyalarda maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması için kapsamlı bir teknik araştırma yapılmasını aramaktadır. Yargıtay 18. CD'nin 2016/5288 E. sayılı kararında öngördüğü araştırma usulü şu adımları içerir: 1) IP Adreslerinin Tespiti: Suça konu sosyal medya hesabına (örneğin Twitter) giriş yapılan bilgisayarın 'IP adreslerinin' ilgili servis sağlayıcıdan (Twitter Inc. vb.) istenmesi. 2) Abone Bilgilerinin Belirlenmesi: Tespit edilen IP adreslerinin, ilgili tarih ve saatte hangi internet servis sağlayıcısı (Türk Telekom, Turkcell vb.) tarafından hangi aboneye tahsis edildiğinin ve bu abonenin kimlik ve adres bilgilerinin belirlenmesi. 3) Bağlantı Araştırması: IP adresini kullanan abone ile sanık arasında bir bağlantı olup olmadığının araştırılması. 4) Bilirkişi İncelemesi: Gerekirse, sanığın kullandığı bilgisayarlar üzerinde bilişim uzmanı bir bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak, suça konu paylaşımların bu bilgisayarlardan yapılıp yapılmadığının, profil oluşturulurken kullanılan e-posta adresinin sanığa ait olup olmadığının tespit edilmesi. Yargıtay, bu tür bir 'eksik inceleme' ile verilen mahkumiyet kararını bozma nedeni saymaktadır.