'Terekenin tespiti davası' (TMK m. 589) ile 'ortaklığın giderilmesi davası' (izale-i şuyu) arasındaki temel usuli ve esasa ilişkin farklar nelerdir? Terekenin tespiti kararının hukuki niteliğini ve temyiz edilebilirliğini Yargıtay kararları ışığında değerlendiriniz.
Terekenin tespiti davası ile ortaklığın giderilmesi davası arasında temel farklar şunlardır: 1) Hukuki Nitelik: Terekenin tespiti, miras mallarını korumaya yönelik, ilerideki uyuşmazlıklara delil oluşturan bir 'tespit' ve 'tedbir' işlemidir. Çekişmesiz yargı işidir. Ortaklığın giderilmesi ise, mülkiyet hakkına son veren, paydaşlar arasındaki ortaklığı bitiren ve esasa ilişkin bir 'eda' davasıdır. Çekişmeli yargı işidir. 2) Görevli ve Yetkili Mahkeme: Terekenin tespiti davasında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkeme ise murisin son yerleşim yeri mahkemesidir (kesin yetki). Ortaklığın giderilmesi davasında ise görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olmakla birlikte, yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir (kesin yetki). 3) Kararın Niteliği ve Temyizi: Terekenin tespiti davasında verilen karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyen, 'tedbir' niteliğinde bir karardır. Bu nedenle, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2014/3222 K. ve 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/11901 K. sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, bu karar 'temyizi kabil' değildir. Ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar ise, esasa ilişkin nihai bir hükümdür ve temyiz (veya istinaf) kanun yoluna tabidir. 4) Amacı: Terekede tespitin amacı, ölüm anındaki malvarlığını belirleyerek koruma altına almaktır. Ortaklığın giderilmesinin amacı ise, mirasçılar arasındaki ortak mülkiyeti sona erdirmektir. Tespiti yapılan bir malın terekeye ait olduğu veya tespit edilmeyenin ait olmadığı yönünde kesin bir delil oluşturmaz (Y14HD-K.2015/7430).