Anlaşmalı boşanma (TMK m. 166/3) hükmü kesinleştikten sonra, eşlerden birinin diğerine karşı boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) davası açması hukuken mümkün müdür? Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2-3067 E. sayılı kararında bu durumun gerekçesi nasıl açıklanmıştır?
Hayır, hukuken mümkün değildir. Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2-3067 E. sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere, anlaşmalı boşanma hükmü kesinleştikten sonra taraflar artık boşanma sebebiyle birbirlerinden TMK m. 174/1-2 kapsamında maddi ve manevi tazminat talep edemezler. Bunun temel gerekçesi şudur: Anlaşmalı boşanma, tarafların sadece boşanma iradesinde değil, aynı zamanda boşanmanın mali sonuçları (nafaka, tazminat) ve çocukların durumu üzerinde de tam bir anlaşmaya vardıkları bir hukuki kurumdur. Taraflar, mahkeme huzurunda bu konulardaki anlaşmalarını beyan ederek boşanırlar. Bu durum, tarafların boşanmaya bağlı tüm mali talepler konusunda aralarındaki ihtilafı nihai olarak çözdükleri ve ilişkilerini tamamen tasfiye ettikleri anlamına gelir. Anlaşmalı boşanmada, çekişmeli boşanmanın aksine, bir kusur araştırması yapılmaz ve taraflar birbirlerine kusur izafe etmezler. TMK m. 174'e dayalı tazminat talepleri ise kusura dayalıdır. Kusur tespiti yapılmayan ve mali sonuçları anlaşmayla tasfiye edilen bir boşanmanın ardından, sonradan kusur iddiasıyla tazminat talep etmek, anlaşmalı boşanmanın ruhuna ve mantığına aykırıdır.