Avukatlara getirilen şüpheli işlem bildirim yükümlülüğüne ilişkin kanun teklifinde geçen '...gibi işlerle sınırlı olmak üzere' ifadesi, 'kanunilik ilkesi' açısından ne gibi bir sorun teşkil etmektedir? Bu ifadenin yarattığı belirsizliği ve potansiyel uygulama sorunlarını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #186248

Kanun teklifindeki '...gibi işlerle sınırlı olmak üzere' ifadesi, ceza ve idari yaptırım doğuran bir yükümlülüğün sınırlarının belirsiz ve öngörülemez olması nedeniyle 'kanunilik ilkesi'ne aykırılık teşkil etmektedir. Kanunilik ilkesi (Anayasa m. 38), suçların ve cezaların (ve idari yaptırımların) kanunla açıkça, net ve anlaşılır bir şekilde tanımlanmasını gerektirir. 'Gibi' edatı, sayılan işlemlerin (taşınmaz alım-satımı, şirket kurma vb.) örnek kabilinden olduğunu, ancak yükümlülüğün bunlarla sınırlı olmayıp, bunlara 'benzeyen' diğer işleri de kapsayabileceğini ima eder. Bu durum, hangi işlerin bildirim yükümlülüğü kapsamında olduğuna dair bir belirsizlik yaratır. Bir avukat, yaptığı bir işlemin bu 'gibi' kapsamına girip girmediğini önceden kesin olarak bilemez. Bu belirsizlik, keyfi uygulamalara yol açabilir ve avukatları, idari para cezası yaptırımıyla karşılaşmamak için en ufak şüphede bildirim yapmaya veya tam tersi, kapsamda olmadığını düşünerek bildirim yapmamaya itebilir. Bu durum, hem avukatlık mesleğinin icrası üzerinde bir baskı oluşturur hem de yükümlülüğün sınırlarını idarenin veya mahkemelerin yorumuna bırakarak hukuki güvenlik ilkesini zedeler.