Bir sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın (ceza koşulu) talep edilebilmesi için alacaklının mutlaka bir zarara uğramış olması gerekir mi? Alacaklının uğradığı zararın kararlaştırılan cezai şart tutarını aşması durumunda, aşan kısmı talep edebilmesinin koşulu nedir? Bu konudaki yasal düzenlemeyi (TBK m. 180) açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #186242

Hayır, cezai şartın talep edilebilmesi için alacaklının bir zarara uğramış olması şart değildir. Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 180. maddesinin 1. fıkrası, 'Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir.' hükmüyle bu durumu açıkça düzenlemiştir. Cezai şart, borca aykırılığın kendisi için öngörülmüş götürü bir tazminat ve bir yaptırım niteliğindedir. Bu nedenle alacaklının, borçlunun borca aykırı davrandığını ispatlaması, cezai şartı talep edebilmesi için yeterlidir. Alacaklının uğradığı zararın kararlaştırılan cezai şartı aşması durumunda ise, aşan kısmı (aşkın/munzam zararı) talep edebilmesi özel bir koşula bağlanmıştır. TBK m. 180/2'ye göre, alacaklı bu aşan miktarı isteyebilmek için 'borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmek' zorundadır. Yani, alacaklının hem cezai şartı aşan bir zararı olduğunu hem de bu zararın borçlunun kusurlu davranışından kaynaklandığını ispatlaması gerekir. Ancak bu hüküm emredici değildir, taraflar sözleşmede borçlunun kusurunu ispat şartı olmaksızın da aşkın zararı isteyebileceğini kararlaştırabilirler.