Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2014/1494 K. sayılı kararında, mahkumiyet hükmüyle birlikte verilen adli kontrol kararının kaldırılması talebinin, 'itirazın süresinde yapılmadığı' gerekçesiyle reddedilmesi neden hukuka aykırı bulunmuştur? Kovuşturma evresinin her aşamasında adli kontrolün kaldırılmasını talep etme hakkını CMK m. 110 ve 111 bağlamında yorumlayınız.
Yargıtay 9. CD'nin 2014/1494 K. sayılı kararında, talebin reddi hukuka aykırı bulunmuştur çünkü mahkeme, sanık müdafiinin dilekçesini yanlış nitelemiştir. Sanık müdafiinin dilekçesi, süresinde yapılmayan bir 'itiraz' değil, CMK m. 111 kapsamında her zaman yapılabilecek bir 'adli kontrolün kaldırılması veya değiştirilmesi talebi' idi. CMK m. 110/3, adli kontrol hükümlerinin kovuşturma evresinin her aşamasında uygulanabileceğini belirtir. CMK m. 111 ise şüpheli/sanığa bu talebi her zaman yapma hakkı tanır. Dolayısıyla, adli kontrolün kaldırılması talebi, ilk karara karşı yapılan ve süreye tabi olan 'itiraz'dan farklı, süresiz bir haktır. Mahkemenin, bu süresiz talebi, süresi geçmiş bir itiraz gibi değerlendirerek 'süre yönünden' reddetmesi, kanunun ruhuna ve lafzına aykırıdır. Mahkemenin yapması gereken, talebi esastan inceleyerek (adli kontrolün devamı için şartların sürüp sürmediğini değerlendirerek) kabul veya reddetmekti. Bu yeni karara karşı ise tarafların ayrıca itiraz hakkı doğacaktı. Bu nedenle Yargıtay, mahkemenin usuli hatasını bozma nedeni saymıştır.