Tereke mallarının paylı mülkiyete çevrilmesinden sonra mirasçılar arasında adi yazılı bir taksim sözleşmesi yapılmıştır. Bu sözleşmenin hukuki geçerliliğini, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2015/22212 sayılı kararını esas alarak, TMK m. 676 ile m. 706 arasındaki ilişkiyi de kurarak analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #186221

Y8HD-K.2015/22212 sayılı kararda belirtildiği üzere, tereke malları paylı mülkiyete çevrildiğinde, bu mallar artık miras bırakanın terekesinden çıkmış ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olmaktan kurtulmuştur. Bu aşamadan sonra yapılacak bir taksim, TMK m. 676 kapsamında bir 'miras taksim sözleşmesi' değil, paylı mülkiyete tabi bir taşınmazdaki payın devri niteliğindedir. TMK m. 706 (ve TBK m. 237) uyarınca, taşınmaz mülkiyetinin veya taşınmaz üzerindeki payın devrine ilişkin sözleşmelerin geçerliliği resmi şekilde (tapuda) yapılmasına bağlıdır. Dolayısıyla, paylı mülkiyete konu bir taşınmaz için mirasçılar arasında yapılan adi yazılı taksim sözleşmesi, resmi şekil şartına uyulmadığı için geçersizdir. TMK m. 676'daki adi yazılı şeklin yeterli olması kuralı, sadece elbirliği mülkiyetine tabi tereke malları için geçerlidir. Mülkiyet rejimi paylı mülkiyete dönüştükten sonra, genel hükümler olan taşınmaz satışına ilişkin şekil kuralları uygulanır. Bu nedenle, adi yazılı sözleşmeye değer verilemez.