Ceza yargılamasında 'akıl hastalığı' nedeniyle ceza sorumluluğunun tespiti sürecinde, mahkemenin takip etmesi gereken usul nedir? Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi ile ilgili İhtisas Kurulu arasındaki fonksiyonel ayrımı, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2023/11658 K. sayılı kararı temelinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #186206

Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2023/11658 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, ceza sorumluluğunun tespiti için mahkemenin izlemesi gereken usul çok aşamalıdır ve sadece tek bir rapora dayandırılamaz. Süreç şöyledir: 1) Gözlem Kararı ve Raporu: Mahkeme, sanığın akıl sağlığına ilişkin ciddi bir şüphe varsa, öncelikle sanığın Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi'nde gözlem altına alınmasına karar verir. Bu daire, sanığı belirli bir süre gözlem altında tutarak davranışlarını, psikolojik durumunu inceler ve bulgularını bir 'gözlem raporu' ile mahkemeye sunar. Bu rapor, nihai bir karar değil, bir ön değerlendirme ve veri toplama aşamasıdır. 2) İhtisas Kurulu Raporu: Mahkeme, bu gözlem raporu ve dosyadaki diğer tüm tıbbi belgelerle birlikte dosyayı Adli Tıp Kurumu'nun ilgili İhtisas Kurulu'na (genellikle 4. veya 6. İhtisas Kurulu) gönderir. Fonksiyonel ayrım burada ortaya çıkar: Nihai olarak sanığın suç tarihindeki cezai ehliyeti hakkında TCK m. 32/1 veya 32/2 kapsamında bir değerlendirme yapacak olan ve bu konuda 'bilirkişi' sıfatıyla görüş bildirecek olan mercii bu İhtisas Kuruludur. İhtisas Kurulu, gözlem raporunu da bir delil olarak değerlendirerek, sanığın 'algılama' ve 'irade' yeteneği hakkında kesin bir sonuca varır. Mahkemenin, bu nihai kurul raporunu almadan, sadece gözlem raporuna dayanarak hüküm kurması 'eksik araştırma' nedeniyle bozma sebebidir.