5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen iki ayrı suç tipini (hatırasına hakaret ve heykeline zarar verme) ve bu suçlar için aranan 'aleniyet' ve 'özel saik' unsurlarını, Yargıtay kararlarından örneklerle açıklayınız.
5816 sayılı Kanun'da iki temel suç tipi düzenlenmiştir: 1) Atatürk'ün Hatırasına Hakaret Suçu (m. 1/1): Bu suç, Atatürk'ün manevi varlığına, hatırasına yönelik onur, şeref ve saygınlığını rencide edici söz veya davranışlarda bulunmaktır. İki şekilde işlenebilir: a) Hakaret Etmek: Somut bir fiil veya olgu isnat etmektir (Örn: 'zimmetine mal geçirdi' demek). b) Sövmek: Soyut bir değer yargısı veya küfür içermesidir (Örn: 'aptal' demek, resmine tükürmek). Bu suçun oluşması için 'aleniyet' şarttır; yani fiilin belirsiz sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ihtimalinin olması gerekir. Yargıtay, ayrıca failin Atatürk'ün şahsına hakaret etme yönünde 'özel bir kast' ile hareket etmesi gerektiğini aramaktadır (Y11CD-K.2009/5144). 'Atatürk ilah değildir' demek gibi ifadeler bu özel kastı içermediğinden suç sayılmamıştır (Y11CD- K. 2002/5786). 2) Atatürk'ü Temsil Eden Heykel, Büst ve Abidelere Zarar Verme Suçu (m. 1/2): Bu suç, Atatürk'ü temsil eden fiziki objelere yönelik tahrip etme, kırma, bozma veya kirletme (üzerine yazı yazma, afiş yapıştırma vb.) eylemleriyle işlenir. Bu suçta aleniyet şartı aranmaz. Yargıtay, bu suçun oluşumu için de failin 'Atatürk'ün manevi şahsiyetini tahkir' özel kastıyla hareket etmesi gerektiğini aramaktadır (Y11CD-K.2007/7531). Bir büstü kırmak (Y16CD-K.2016/61) veya tekme atarak çökertmek (Y15CD-K.2012/45018) bu suçu oluşturur.