Mevsimlik bir işçinin, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 53/3. maddesindeki 'yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümler uygulanmaz' kuralına rağmen, hangi durumda yıllık ücretli izne hak kazanabileceğini Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/3447 E. sayılı kararı ışığında açıklayınız. 11 ayı aşan çalışmanın bu konudaki rolü nedir?
4857 sayılı İş Kanunu m. 53/3, kural olarak nitelikleri itibarıyla bir yıldan az süren mevsimlik işlerde çalışanların yıllık izne hak kazanamayacağını düzenler. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/3447 E. sayılı kararında da benimsenen yerleşik içtihada göre, bu kuralın istisnası işçinin fiili çalışma süresine göre belirlenir. Kanun koyucunun mevsimlik işte yıllık izin öngörmemesinin temel nedeni, işçinin çalışmadığı dönemde dinlenme imkanı bulmasıdır. Ancak, bir mevsimlik işçinin çalışması bir kira yılı içinde '11 ayı aşarsa', bu durum işçinin dinlenmesi için yeterli bir 'askı süresi' kalmadığı anlamına gelir. Yargıtay, bu durumda taraflar arasındaki iş ilişkisinin artık 'mevsimlik' karakterini yitirdiğini ve fiilen 'sürekli' veya 'fasılalı' bir çalışma ilişkisine dönüştüğünü kabul etmektedir. 11 ayı aşan çalışma, işçinin anayasal dinlenme hakkının kullandırılmadığına dair güçlü bir karinedir. Bu nedenle, bir mevsimlik işçi, fiili çalışmasının bir takvim yılında 11 ayı aştığı o yıl için, m. 53/3'teki kurala rağmen, yıllık ücretli izne hak kazanır. Ancak bu hak, sadece 11 ayın aşıldığı o yıla özgüdür; sonraki yıllarda çalışma yine 11 ayın altında kalırsa, o yıllar için tekrar izne hak kazanamaz.