KTK m. 53/1-a (dönüş kurallarına uymama) ve KTK m. 54/1-a (geçme yasağına uymama) ihlallerinin metinde 'asli kusur' olarak değerlendirilmesine karşın, KTK m. 47/1-c (trafik kurallarına uymama) ve KTK m. 52/1-d (hızı yol ve trafik durumuna göre ayarlamama) ihlallerinin 'tali kusur' olarak sınıflandırılmasının temel mantığı nedir? Bu ayrım, kusur oranlarının belirlenmesindeki önemini nasıl yansıtır?
Asli kusur ve tali kusur ayrımının temel mantığı, kural ihlalinin trafik güvenliği üzerindeki doğrudan ve birincil tehlike yaratma potansiyelidir. Asli kusurlu haller, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde sayıldığı üzere, tek başlarına bir kazaya neden olma ihtimali çok yüksek olan, trafik düzeninin temel direklerini oluşturan kuralların ihlalidir. Kırmızı ışıkta geçmek, ters yöne girmek, geçme yasağı olan yerde sollama yapmak veya dönüş manevrasını yanlış yapmak gibi eylemler, diğer sürücülerin öngöremeyeceği ve kaçınma manevrası yapmasını çok zorlaştıran, doğrudan çarpışma riski yaratan tehlikeli hareketlerdir. Bu nedenle bu ihlaller 'birincil derecede kusurlu' kabul edilir ve genellikle %50, %75 veya %100 gibi yüksek kusur oranlarına yol açar. Tali kusurlu haller ise, tek başlarına kazaya doğrudan sebep olmayan ancak kazanın oluşumunu kolaylaştıran veya sonuçlarını ağırlaştıran 'ikincil' derecedeki kural ihlalleridir. Örneğin hızını yola göre ayarlamamak (KTK 52/1-d) veya genel trafik kurallarına uymamak (KTK 47/1-c) gibi durumlar, bir asli kusurla birleştiğinde kazanın nedeni olabilir. Bu nedenle tali kusurlar genellikle %25 veya %50 gibi daha düşük oranlarla değerlendirilir. Bu ayrım, sorumluluğun ağırlığını, kural ihlalinin tehlike derecesine göre paylaştırma amacını güder.