FETÖ/PDY yargılamalarında 'ankesörlü/sabit hat' aramalarının bir delil olarak kabul edilebilmesi için Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin aradığı kriterler nelerdir? Sadece bir kişinin ankesörlü telefondan aranmış olması, tek başına örgüt üyeliği için yeterli bir delil midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #186160

Hayır, bir kişinin ankesörlü telefondan aranmış olması tek başına örgüt üyeliği için yeterli bir delil değildir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2019/1582 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu aramanın örgütsel bir irtibat olduğuna dair 'her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle' desteklenmesi gerekmektedir. Yargıtay'ın aradığı ve aramanın örgütsel niteliğine karine teşkil eden kriterlerden bazıları şunlardır: 1) Ardışık Arama: Aynı ankesörlü hattan, kısa zaman aralıklarıyla aynı rütbe ve kuvvetteki birden fazla askeri personelin aranması. 2) Periyodik Arama: Aramaların belirli aralıklarla (15 günde bir, ayda bir vb.) tekrarlanması. 3) Arama Şekli: Aramaların genellikle tek taraflı, kısa süreli veya sadece çağrıdan ibaret olması. 4) Zamanlama: Aramaların genellikle mesai saatleri dışında yapılması. 5) Gizleme Çabaları: Sorumlu 'mahrem imamın' aramalardan sonra ilgisiz numaraları arayarak geri arama (redial) ile tespit edilmeyi zorlaştırması. 6) Diğer Delillerle Teyit: İtirafçı beyanları, şifreli kayıt metotları gibi başka delillerle desteklenmesi. Mahkeme, bu kriterler ışığında Emniyet analiz raporlarını, HTS kayıtlarını ve diğer delilleri bir bütün olarak değerlendirerek aramanın örgütsel bir bağlamda yapıldığına dair vicdani kanaate ulaşmalıdır. Tekil bir arama bu kriterleri karşılamadığı için mahkumiyete yeterli görülmemektedir.