Katılanın kredi kartı bilgilerini telefonla hileli sözlerle öğrenen sanığın, bu bilgileri kullanarak 'mail order' yöntemiyle harcama yapması eylemi, TCK'da düzenlenen hangi suç tipine vücut verir? Bu eylemin 'basit dolandırıcılık' (TCK m. 157) suçundan farkını, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2020/12622 E. sayılı kararını referans alarak açıklayınız.
Bu eylem, TCK m. 245/1'de düzenlenen 'Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması' suçunu oluşturur. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2020/12622 E. sayılı kararında da bu yönde bir değerlendirme yapılmış ve eylemin basit dolandırıcılık olmadığı vurgulanmıştır. Fark şuradadır: Basit dolandırıcılık (TCK m. 157), hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamaktır. Burada aldatılan kişi, kendi iradesiyle malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunur. Oysa TCK m. 245/1'deki suçta, kart bilgileri hileyle elde edilmiş olsa bile, malvarlığı üzerindeki tasarruf (harcama yapma), kart sahibinin iradesi ve rızası dışında, onun yerine geçilerek yapılmaktadır. Fail, kart sahibinin ödeme aracını izinsiz bir şekilde kullanarak doğrudan bir yarar sağlamaktadır. Kanun koyucu, banka ve kredi kartlarının kullanıldığı bu tür özel dolandırıcılık ve hırsızlık eylemlerini, TCK m. 245'te özel bir suç tipi olarak düzenlemiştir. Bu nedenle, kart bilgilerinin kullanılarak harcama yapılması, genel dolandırıcılık hükümlerine göre değil, özel ve daha ağır cezayı öngören TCK m. 245'e göre cezalandırılır.