Prime esas kazancın (gerçek ücretin) tespiti davalarında, işveren tarafından sunulan ve asgari ücret üzerinden düzenlenmiş maaş bordrolarının ispat gücünü, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2014/11620 E. sayılı bozma kararı ve Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/21-904 E. sayılı kararındaki 'hayatın olağan akışı' ilkesi çerçevesinde değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #186156

Prime esas kazancın tespiti davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan, bu davalarda re'sen araştırma ilkesi geçerlidir ve hâkim, tarafların sunduğu delillerle bağlı değildir. Yargıtay 21. HD'nin ve bunu benimseyen Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararlarına göre, işveren tarafından sunulan ve asgari ücret gösteren maaş bordroları mutlak ve kesin delil niteliğinde değildir. Mahkeme, bu belgelerin doğruluğunu 'hayatın olağan akışı' ilkesi çerçevesinde denetlemekle yükümlüdür. Kararda vurgulandığı üzere, 'nitelikli ve tecrübeli bir işçinin, yaptığı işin özelliğine göre asgari ücret ile çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır'. Davacının 'art direktör (tasarımcı)' gibi nitelikli bir pozisyonda çalışması, davalı işyerinden önce ve sonraki işyerlerinde asgari ücretin üzerinde maaş alması gibi olgular, bordroların gerçeği yansıtmadığına dair güçlü karinelerdir. Bu nedenle, mahkemenin sadece bordrolara ve HMK'daki senetle ispat kurallarına (HMK m. 200) dayanarak davayı reddetmesi hatalıdır. Hâkim, bu belgelerin aksinin her türlü delille (tanık, emsal ücret araştırması, meslek odası yazıları, bilirkişi incelemesi vb.) ispatlanabileceğini kabul etmelidir.