Bir eser sözleşmesinde, eserin yüklenici tarafından iş sahibine teslim edildiği iddiası bulunmaktadır. Teslim olgusunun ispat yükü kime aittir ve bu ispat hangi delillerle yapılabilir? Teslimin bir 'hukuki fiil' olarak nitelendirilmesinin ispat hukuku açısından sonuçlarını Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/3774 E. sayılı kararı ışığında açıklayınız.
Bir eser sözleşmesinde, eserin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp iş sahibine teslim edildiğini ispat yükü, bu borcun alacaklısı değil borçlusu olan yükleniciye aittir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/3774 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'Eseri teslim borcu yüklenicide olduğundan eserin teslim edildiğini kanıtlama borcu da yükleniciye düşmektedir.' Teslim olgusunun ispatı konusunda Yargıtay'ın benimsediği temel ilke, teslimin bir 'hukuki fiil' olmasıdır. Hukuki işlemler (sözleşme gibi) kural olarak HMK m. 200 uyarınca senetle ispat edilirken, hukuki fiiller her türlü delille ispatlanabilir. Bu nitelendirmenin en önemli sonucu, taraflar arasında aksine bir delil sözleşmesi bulunmadıkça, yüklenicinin teslim vakıasını tanık dahil her türlü delille ispatlayabilmesidir. Y15HD kararı da bu ilkeyi teyit ederek, mahkemenin 'teslimin tanıkla ispat edilemeyeceği' yönündeki kabulünü hatalı bulmuştur. Dolayısıyla, yüklenici teslimi yazılı bir belge (teslim tutanağı, sevk irsaliyesi vb.) ile ispatlayamasa bile, tanık beyanları, keşif, bilirkişi incelemesi gibi diğer delillere dayanarak teslim olgusunu kanıtlayabilir.