TCK m. 32/1 ve m. 32/2 arasındaki ayrımın temelini oluşturan 'algılama' ve 'davranışlarını yönlendirme' yetenekleri üzerindeki etki derecesini açıklayınız. Bir sanığın ceza sorumluluğunun tamamen kalkması ile azalması arasındaki fark, bu yeteneklerin ne derecede etkilenmesine bağlıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #186148

TCK m. 32/1 ve m. 32/2 arasındaki temel ayrım, akıl hastalığının sanığın isnat yeteneğini oluşturan 'algılama' veya 'davranışlarını yönlendirme (irade)' yetenekleri üzerindeki etkisinin derecesidir. 1) TCK m. 32/1 (Ceza Sorumluluğunun Tamamen Kalkması): Bu fıkranın uygulanabilmesi için, sanığın akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını 'algılayamaması' VEYA bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin 'önemli derecede azalmış olması' gerekir. Burada kanun koyucu, algılama yeteneği için 'tamamen yok olma' halini, irade yeteneği için ise 'önemli derecede azalma' halini yeterli görmüştür. Bu durumda sanığa ceza verilmez, ancak güvenlik tedbirine hükmolunur. 2) TCK m. 32/2 (Ceza Sorumluluğunun Azalması): Bu fıkra, birinci fıkradaki derecede olmamakla birlikte, sanığın işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin 'azalmış olması' halini düzenler. Burada algılama yeteneği mevcut olup, sadece irade yeteneğinde 'önemli olmayan' bir azalma söz konusudur. Bu durumda sanığa ceza verilir ancak kanunda belirtilen oranlarda indirim yapılır. Özetle, ceza sorumluluğunun kalkması için algılama yeteneğinin hiç olmaması veya irade yeteneğinin önemli ölçüde zayıflamış olması; sorumluluğun azalması için ise irade yeteneğinin 'azalmış' olması yeterlidir. Bu derecelendirme, Adli Tıp Kurumu raporları ile belirlenir.