Bir ceza davasında, tanığın soruşturma aşamasındaki ifadesi ile kovuşturma (duruşma) aşamasındaki ifadesi arasında çelişki bulunması durumunda, mahkeme bu çelişkiyi gidermek için ne gibi işlemler yapmalıdır? Sadece bir ifadeye dayanarak hüküm kurabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185599

Mahkeme, sadece bir ifadeye dayanarak hüküm kuramaz; bu çelişkiyi mutlaka gidermeye çalışmalıdır. 'Delillerin doğrudan doğruyalığı' ve 'maddi gerçeğin araştırılması' ilkeleri gereği, mahkemenin yapması gereken işlemler şunlardır: 1) Çelişkiyi Yüze Vurma: Mahkeme, tanığa duruşmada önceki ifadesini okuyarak veya hatırlatarak, iki ifadesi arasındaki çelişkiyi sormalı ve bu çelişkinin nedenini açıklamasını istemelidir (CMK m. 212/2). 2) Yüzleştirme: Eğer çelişki, tanığın başka bir tanıkla veya sanıkla olan beyanları arasındaysa, bu kişileri yüzleştirmeli ve çelişkiyi bu şekilde gidermeye çalışmalıdır (CMK m. 213). 3) Diğer Delillerle Karşılaştırma: Mahkeme, tanığın hangi beyanının doğru olduğunu, dosyadaki diğer delillerle (kamera kayıtları, belgeler, bilirkişi raporları vb.) karşılaştırarak tespit etmelidir. Tüm bu çabalara rağmen çelişki giderilemezse, mahkeme gerekçeli kararında hangi ifadeye hangi somut nedenlerle üstünlük tanıdığını mantıksal bir çerçevede açıklamak zorundadır. Açıklayamıyorsa, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği, sanık lehine olan ifadeyi esas almalıdır.