Bir sanık hakkında hem uyuşturucu kullanma (TCK m. 191) hem de uyuşturucu madde ticareti (TCK m. 188) suçundan dava açılmıştır. Mahkeme, sanığın eyleminin sadece 'kullanmak için uyuşturucu bulundurma' olduğuna kanaat getirerek bu suçtan ceza verirken, ticaret suçundan 'beraat' kararı vermiştir. Ancak, kullanma suçundan verdiği ceza için 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)' kararı uygulamıştır. Bu karar hukuka uygun mudur?
Bu karar hukuka aykırıdır. Avmehmetgenc.com'daki makalede de değinildiği üzere, HAGB kararı verilebilmesi için, sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda bir mahkumiyet hükmü kurulması gerekir. Ancak, eğer mahkeme, sanığın eyleminin sadece 'kullanmak için bulundurma' olduğuna karar verirse, bu durumda TCK m. 191/2 uyarınca Cumhuriyet savcısının soruşturma aşamasında 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' kararı vermesi gerekirdi. Kovuşturma aşamasına geçilmişse, mahkemenin bu durumda TCK m. 191 kapsamında özel bir düzenleme olduğu için, sanığa ceza verip HAGB uygulamak yerine, CMK m. 223/8 uyarınca 'davanın düşmesine' ve sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar vermesi gerekir. Yani, TCK m. 191'in özel düzenlemesi, genel bir kurum olan HAGB'nin uygulanmasına engeldir. Mahkeme, kullanma suçundan hüküm kurup HAGB kararı veremez; ya düşme kararı vermeli ya da ticaret suçundan mahkumiyet kurmalıdır.