Bir ceza davasında, sanığın suçu işlediğine dair tek delil, başka bir sanığın (suç ortağının) soruşturma aşamasındaki ikrarı ise, bu ikrar tek başına mahkumiyet için yeterli midir? Bu durumda mahkemenin nasıl bir araştırma yapması gerekir?
Tek başına yeterli değildir. Ceza muhakemesinde geçerli olan 'delillerin serbestçe değerlendirilmesi' ilkesi gereği, hiçbir delil tek başına mutlak bir ispat gücüne sahip değildir. Özellikle bir sanığın diğer bir sanık aleyhindeki beyanları, kendisini kurtarma veya cezasını azaltma amacı taşıyabileceği için, ihtiyatla yaklaşılması gereken delillerdir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sanık ikrarı (veya suç ortağının beyanı) tek başına mahkumiyete esas alınamaz; mutlaka 'yan delillerle' desteklenmesi gerekir. Mahkemenin bu durumda, ikrarda adı geçen sanığın suça katıldığını gösteren başka deliller (tanık beyanları, kamera kayıtları, HTS raporları, parmak izi vb.) araştirması zorunludur. Yan delillerle desteklenmeyen ve soyut kalan bir ikrar, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği mahkumiyet için yeterli kabul edilemez.