İşverenin, işçiyi İş Kanunu m. 25/II'de sayılan ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı bir davranışı nedeniyle işten çıkarması, ancak bu durumu fesih bildiriminde 'geçerli bir sebep' (örn. verimsizlik) olarak göstermesi durumunda, bu feshin hukuki niteliği ne olur? İşveren daha sonra davada gerçek fesih nedenini (haklı neden) ileri sürebilir mi?
Bu durumda fesih, işverenin bildirdiği sebebe göre değerlendirilir. İş Kanunu m. 19, 'İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.' der. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, işveren 'fesih sebebiyle bağlıdır'. Fesih bildiriminde 'geçerli sebep' olarak gösterdiği bir nedeni, daha sonra açılan işe iade davasında 'haklı neden' olarak değiştiremez. Bu durumda mahkeme, feshin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığını inceler. Eğer bildirilen geçerli neden (verimsizlik) ispatlanamazsa, fesih geçersiz sayılır. İşverenin elinde haklı bir neden olsa bile, bunu usulüne uygun olarak ve süresinde (6 iş günü içinde) işçiye bildirmediği için bu haklı nedene dayanamaz. Bu, işçiyi keyfi fesihlere karşı koruyan ve feshin gerekçesinin şeffaf olmasını sağlayan önemli bir usul kuralıdır.