HMK m. 216/3'e göre 'hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir.' Peki, sanık duruşmadan vareste tutulmuşsa (CMK m. 196) ve duruşmada sadece müdafii hazırsa, son söz müdafiine mi verilir, yoksa bu hak sadece sanığa mı aittir?
Son söz hakkı, kişiye sıkı sıkıya bağlı, münhasıran sanığa ait bir haktır ve devredilemez. Müdafii, sanığın savunmasını yapar, esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanlarda bulunur, ancak 'son sözü' sanık adına kullanamaz. Eğer sanık, son beyanlarını bildirmesi için duruşmaya çağrılmasına rağmen gelmemiş veya vareste tutulmayı kabul etmişse, bu hakkından zımnen feragat etmiş sayılır ve mahkeme yokluğunda hüküm kurabilir. Ancak, eğer sanık vareste tutulmayı kabul etmemişse ve hüküm duruşmasında hazır değilse, mahkemenin ona son sözünü sormadan hüküm kurması, savunma hakkının kısıtlanması ve mutlak bozma nedenidir. Yargıtay, özellikle SEGBİS ile duruşmaya katılan sanığa dahi son sözünün bizzat sorulması gerektiğini vurgulamaktadır. Özetle, son söz müdafiine verilmez; ya bizzat sanığa verilir ya da sanık bu hakkından feragat etmişse kullanılmaz.