HMK m. 226/1-c'ye göre, 'yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek' vakıalar yemine konu olamaz. Bu kuralın kapsamı ve amacı nedir? Bir boşanma davasında, zina iddiasıyla ilgili olarak bir tarafa yemin teklif edilebilir mi?
Bu kuralın amacı, yemin delilinin kişiyi küçük düşürücü, onur kırıcı veya toplumsal ahlaka aykırı bir durumu ikrar etmeye zorlama aracı olarak kullanılmasını engellemektir. Kişinin 'namus ve onuru', onun toplumdaki itibarı, şerefi ve haysiyeti gibi soyut kavramları içerir. Bu kural, özellikle aile hukuku ve kişilik haklarıyla ilgili davalarda önem kazanır. Bir boşanma davasında, 'zina' (cinsel sadakatsizlik) iddiası, doğrudan kişinin namus ve onurunu etkileyen bir vakıadır. Ayrıca, zina eylemi TCK'da suç olmasa da, bir ceza soruşturmasına (örn. özel hayatın gizliliğini ihlal gibi bağlantılı suçlar) yol açma potansiyeli taşıyabilir. Bu nedenlerle, HMK m. 226/1-c uyarınca, zina vakıasının ispatı için taraflardan birine yemin teklif edilmesi hukuken mümkün değildir. Mahkeme böyle bir teklifi reddetmelidir.