CMK m. 217'deki 'delillerin serbestçe değerlendirilmesi' ilkesi, hakime mutlak bir takdir yetkisi mi verir? Bu ilkenin sınırları nelerdir?
Hayır, bu ilke hakime mutlak ve keyfi bir takdir yetkisi vermez. 'Delillerin serbestçe değerlendirilmesi' (veya vicdani delil sistemi), hakimin kanunda belirli delillerin ispat gücüne ilişkin bir sıralama veya zorunlulukla (kanuni delil sistemi) bağlı olmaması, tüm delilleri bir bütün olarak ele alıp mantık kuralları ve tecrübe birikimiyle vicdani bir kanaate ulaşmasıdır. Ancak bu ilkenin sınırları vardır: 1) Hukuka Uygunluk: Hakim sadece hukuka uygun olarak elde edilmiş delilleri değerlendirebilir (CMK m. 217/2). 2) Gerekçe Gösterme Zorunluluğu: Hakim, ulaştığı vicdani kanaatin sebeplerini, hangi delile neden itibar edip etmediğini, çelişkili delilleri nasıl çözdüğünü kararının gerekçesinde akla, mantığa ve hukuka uygun bir şekilde açıklamak zorundadır (Anayasa m. 141, CMK m. 230). 3) Bilimsel Verilerle Bağlılık: Hakim, bilirkişi raporlarındaki teknik ve bilimsel tespitlerle kural olarak bağlıdır, ancak raporun sonucuna ilişkin hukuki değerlendirmeyle bağlı değildir.