HMK m. 11/1'de düzenlenen ölenin son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkisi, terekenin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak 'tüm davaları' kapsar. Bu 'tüm davalar' ifadesi nasıl yorumlanmalıdır? Sınırları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185539

HMK m. 11/1'deki 'tüm davalar' ifadesi, lafzına rağmen mutlak olarak yorumlanmamalıdır. Bu kuralın amacı, terekeye ilişkin uyuşmazlıkların tek bir merkezde toplanarak çelişkili kararların önlenmesi ve işlemlerin kolaylaştırılmasıdır. Yargıtay içtihatları ve HMK'nın gerekçesi ışığında bu ifade, konusu doğrudan 'terekenin kendisi', 'tereke malvarlığı' veya 'mirasçılık sıfatı' olan davaları kapsar. Örneğin, tereke mallarının iadesi, terekenin yönetimi, mirasçılık sıfatının tespiti gibi davalar bu kapsama girer. Ancak, HMK gerekçesinde de belirtildiği gibi, mirasçıların kişisel borçlarından (örn. müteselsil sorumluluk) kaynaklanan alacak davaları veya muris muvazaası gibi taşınmazın aynına ilişkin olup özel ve kesin yetki kuralına (HMK m. 12) tabi olan davalar bu 'tüm davalar' ifadesinin dışındadır. Yani kural, konusu doğrudan terekenin iştirak halindeki mülkiyet yapısıyla ilgili olan davalarla sınırlıdır.