Türk Vatandaşlığı Kanunu m. 11 uyarınca 'genel olarak' vatandaşlığın kazanılabilmesi için aranan 'yeterli düzeyde Türkçe konuşabilme' ve 'iyi ahlak sahibi olma' şartları nasıl değerlendirilir? Bu şartların takdirinde idarenin yetkisinin sınırları nelerdir?
Bu şartlar, idareye geniş bir takdir yetkisi tanıyan, soyut ve yoruma açık kriterlerdir. 'Yeterli düzeyde Türkçe konuşabilme', kişinin toplumsal yaşama uyum sağlayabilecek, temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek ve iletişim kurabilecek seviyede Türkçe bilmesini ifade eder. Bu genellikle, vatandaşlık başvurusu için oluşturulan komisyon tarafından yapılan mülakat ile ölçülür. 'İyi ahlak sahibi olma' ise, kişinin genel olarak toplumun kabul ettiği örf, adet ve ahlak kurallarına uygun bir yaşam sürmesi, kamu düzeni ve genel ahlak açısından bir tehdit oluşturmaması anlamına gelir. Bu değerlendirmede kişinin adli sicil kaydı, çevresindeki tanınırlığı, yaşam tarzı gibi unsurlar dikkate alınır. İdarenin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız değildir. Bu yetki, 'kamu yararı' ve 'hizmet gerekleri' ile sınırlıdır ve keyfi bir şekilde kullanılamaz. İdarenin bu şartların yokluğuna ilişkin kararının, somut, objektif ve makul gerekçelere dayanması gerekir. Aksi takdirde, bu gerekçelerle verilen bir ret kararı, idare mahkemelerinde 'takdir yetkisinin kötüye kullanılması' veya 'gerekçe eksikliği' nedenleriyle iptal edilebilir.