İşverenin, hamile bir işçiyi performans düşüklüğü veya işyeri gerekleri gibi 'geçerli bir nedenle' işten çıkarmak istemesi durumunda, bu feshin 'ayrımcılık yasağına' (İş K. m. 5) aykırı olup olmadığını denetlerken mahkeme nelere dikkat etmelidir? İspat yükü bu durumda nasıl şekillenir?
Mahkeme bu durumda çok titiz bir denetim yapmalıdır. İşveren, fesih nedeninin hamilelik değil, objektif ve somut bir geçerli neden (performans düşüklüğü, ekonomik kriz vb.) olduğunu ispatlamakla yükümlüdür (İş K. m. 20/2). Ancak, işçi feshin asıl nedeninin hamilelik olduğunu iddia ederse, İş K. m. 5/7 uyarınca, bu iddiasını 'güçlü bir şekilde gösteren bir durumu' ortaya koyması yeterlidir. Örneğin, işçinin hamileliğini öğrendikten kısa bir süre sonra performans değerlendirmesi yapılması ve işten çıkarılması, yerine hemen başka birinin alınması, daha önce performansıyla ilgili bir uyarı almamış olması gibi emareler, ihlalin varlığını güçlü bir şekilde gösterir. Bu durumda ispat yükü yer değiştirir ve işveren, feshin hamilelikle hiçbir ilgisi olmadığını ve ileri sürdüğü geçerli nedenin gerçek, somut ve objektif olduğunu ispat etmek zorunda kalır. Aksi takdirde fesih, ayrımcılık yasağını ihlal ettiği için geçersiz sayılır ve işveren ayrımcılık tazminatı ödemekle yükümlü olur.