HMK Madde 225'e göre yeminin konusu 'kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar'dır. Bu ifadeden ne anlaşılmalıdır? Bir kişinin, bir başkasının eylemine veya bir olayın hukuki nitelendirmesine ilişkin yemin etmesi istenebilir mi?
'Kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar' ifadesi, yemin edecek olan tarafın bizzat yaptığı, tanık olduğu, bildiği veya katıldığı olay ve olguları ifade eder. Bu, kişinin beş duyusuyla algıladığı veya bizzat gerçekleştirdiği maddi vakıalardır. Örneğin, 'Bu parayı davacıya elden teslim ettim' veya 'Sözleşme imzalanırken ben de oradaydım' gibi beyanlar kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kişinin, bir başkasının eylemi hakkında (eğer o eyleme doğrudan tanık olmamışsa veya bilgisinin kaynağı duyumdan ibaretse) yemin etmesi istenemez. Daha da önemlisi, bir olayın hukuki nitelendirmesi (örneğin 'Bu sözleşme hileli midir?' veya 'Bu eylem haksız fiil midir?') asla yeminin konusu olamaz. Hukuki nitelendirme yapmak ve hukuki sonuçları belirlemek, tarafların değil, münhasıran hakimin görevidir. Yemin, sadece maddi vakıaların ispatına yönelik bir delildir.