TCK m. 179/3'te düzenlenen 'alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle... emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi' suçu ile Karayolları Trafik Kanunu'nda düzenlenen alkollü araç kullanma kabahati arasındaki temel fark nedir? Bir sürücünün her iki yaptırımla da cezalandırılması mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185494

İki düzenleme arasındaki temel fark, suçun niteliği ve aranan unsurdur. Karayolları Trafik Kanunu'ndaki kabahat, belirli bir promil sınırının (hususi araçlar için 0.50, ticari araçlar için 0.20) üzerinde alkollü olarak araç kullanılmasıyla oluşur. Bu, soyut bir tehlike kabahatidir; promil sınırının aşılması yeterlidir, ayrıca bir tehlike yaratılmasına gerek yoktur ve yaptırımı idari para cezası ile ehliyete el koymadır. TCK m. 179/3'teki suç ise, somut bir tehlike suçudur. Bu suçun oluşması için, kişinin sadece alkollü olması değil, bu alkolün etkisiyle 'emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olması' ve bu haldeyken araç kullanması gerekir. Genellikle 1.00 promil ve üzeri alkol düzeyleri, kişinin emniyetli sürüş yeteneğini kaybettiğine dair bir karine olarak kabul edilir. Evet, bir sürücü her iki yaptırımla da cezalandırılabilir. Promil sınırı aşıldığı için idari para cezası ve ehliyete el koyma (kabahat) yaptırımı uygulanırken, aynı zamanda emniyetli sürüş yeteneğini kaybedecek derecede alkollü olduğu tespit edilirse TCK m. 179/3 uyarınca ceza davası da (suç) açılır. 'Ne bis in idem' (aynı fiilden iki kez yargılanmama) ilkesi, biri kabahat diğeri suç olan bu iki farklı yaptırımın bir arada uygulanmasına engel değildir.