Bir boşanma davasında, aldatılan eşin, aldatma fiilini öğrendikten sonra diğer eşe karşı psikolojik, ekonomik ve fiziki şiddet uygulaması, boşanmaya sebep olan olaylardaki kusur dağılımını nasıl etkiler? Yargıtay'ın bu tür durumlardaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185465

Aldatma, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan ağır bir kusurdur. Ancak, aldatılan eşin bu olaya tepki olarak diğer eşe şiddet uygulaması, onun da kusurlu hale gelmesine neden olur. Yargıtay, bu tür durumlarda kusurları yarıştırma ve dengeleme yoluna gider. Aldatma fiili genellikle daha ağır bir kusur olarak kabul edilmekle birlikte, buna karşılık uygulanan şiddetin niteliği ve ağırlığı da kusur oranını belirlemede önemli rol oynar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin E: 2023/4655 sayılı kararında, aldatma olayından sonra erkeğin kadına baskı uygulayıp psikolojik, ekonomik ve fiziki şiddete başvurması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların 'eşit kusurlu' olduğuna karar vermiştir. Bu, aldatma eyleminin affedilmiş olmasının yanı sıra, sonrasında yaşanan olayların da kusur değerlendirmesinde dikkate alındığını gösterir. Özetle, aldatılmış olmak, şiddet uygulamak için bir haklılık sebebi oluşturmaz ve şiddet uygulayan eşi de kusurlu hale getirir; bu durum tazminat ve nafaka taleplerini doğrudan etkiler.