CMK m. 147'de sayılan şüpheli veya sanığın hakları (susma hakkı, müdafi hakkı vb.) hatırlatılmadan alınan ifadenin veya yapılan sorgunun hukuki geçerliliği nedir? Bu durumun yargılamadaki sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185444

CMK m. 147'de sayılan hakların (kimliğinin saptanması, suçun anlatılması, müdafi seçme hakkı, susma hakkı, delil toplama isteme hakkı vb.) hatırlatılması, ifade ve sorgunun hukuka uygunluğunun temel şartıdır. Bu haklar hatırlatılmadan alınan ifade veya yapılan sorgu, 'hukuka aykırı'dır. Bu şekilde elde edilen beyanlar, CMK m. 148/3 ve CMK m. 217/2 uyarınca 'yasak delil' niteliğindedir ve hükme esas alınamaz. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn: Yargıtay 13. Ceza Dairesi E:2020/8027, K:2020/11627), bu hakların hatırlatılmaması veya hatırlatıldığının tutanağa geçirilmemesi, sanığın savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir ve bu durum, tek başına mutlak bir bozma nedenidir. Mahkeme, bu tür bir delili kararına dayanak yapamaz ve yargılamanın ilerleyen aşamalarında bu usulsüzlüğün giderilmesi (örneğin haklar hatırlatılarak yeniden ifade alınması) gerekir.