Bir ziynet eşyası iadesi davasında, davalıya yemin teklif edilmiş ve davalı yemin metnine bazı ilaveler yaparak 'ziynetlerin bir kısmını davacı ile birlikte ortak ihtiyaçlar için harcadıklarını, kendisinde hiçbir ziynet kalmadığını' beyan etmiştir. Bu durumda, davalının yemini 'bölünerek' ortak harcamaya ilişkin kısım ikrar olarak kabul edilebilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2017/1002 sayılı kararının bu konudaki yaklaşımı nedir?
Hayır, kabul edilemez. Yemin delili, 'bölünemezliği' ilkesine tabidir. Bir taraf yemin deliline başvurduğunda, davanın sonucunu karşı tarafın vicdanına ve beyanına bırakmış olur. Yemin eden tarafın, yemin metnine yaptığı ve yeminin özünü oluşturan beyanla bağlantılı ilaveler, yeminin bir parçası olarak kabul edilir ve bir bütün olarak değerlendirilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2017/1002, K: 2018/494 sayılı kararında da bu ilke benimsenmiştir. Davalının beyanı, 'birlikte harcadık ama sonuç olarak bende hiç kalmadı' şeklinde bir bütündür. 'Birlikte harcadık' kısmını ikrar olarak ayırıp, 'bende kalmadı' kısmını yok saymak, yeminin bölünmesi anlamına gelir ki bu hukuken mümkün değildir. Davalının yemini, kendisinde ziynet kalmadığı yönünde sonuç doğurur ve davacının iddiasını ispatlayamadığı kabul edilir. Bu durum, öğretide 'vasıflı ikrar' veya 'bağlantılı bileşik ikrar'ın yemindeki yansıması olarak da değerlendirilebilir.