HMK Madde 226'da sayılan 'yemine konu olamayacak vakıalar' nelerdir? Bir ceza davasında yargılanmakta olan bir kişinin, aynı olaya ilişkin bir hukuk davasında tanık olarak dinlenirken, kendisini ceza kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak sorulara karşı yemin etmekten veya cevap vermekten çekinme hakkı var mıdır?
HMK Madde 226, üç grup vakıanın yemine konu olamayacağını belirtmiştir: a) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar (örn. kamu düzenine ilişkin konular, soybağı gibi). b) Bir işlemin geçerliliği için kanunen iki tarafın irade beyanının yeterli görülmediği haller (örn. resmi şekle tabi sözleşmelerin varlığı). c) Yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar. Evet, soruda belirtilen durumda kişinin hem yemin etmekten hem de cevap vermekten çekinme hakkı vardır. Bu durum, HMK m. 226/c bendinin doğrudan uygulama alanına girer. Kişiden, devam eden bir ceza davasında kendi aleyhine delil teşkil edebilecek bir konuda yemin etmesi veya beyanda bulunması istenemez. Bu, Anayasa'nın 38. maddesi ve CMK m. 48'de düzenlenen 'kimsenin kendini suçlamaya zorlanamaması' (nemo tenetur) ilkesinin bir gereğidir.