Tapu iptal ve tescil davası devam ederken, davalı tapu malikinin taşınmazı iyiniyetli bir üçüncü kişiye satması halinde davacının hakları ne olur? Davacının bu riske karşı alabileceği en etkili hukuki önlem nedir?
Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi, 'tapu siciline iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur' hükmünü içerir. Bu nedenle, dava devam ederken davalı, tapuda malik göründüğü için taşınmazı iyiniyetli (davanın varlığından ve yolsuzluk iddiasından habersiz olan) bir üçüncü kişiye satarsa, bu üçüncü kişinin kazanımı kural olarak korunur. Bu durumda davacı, taşınmazı geri alamaz. Davacının davası konusuz kalır ve ancak, taşınmazı kötü niyetle satan eski malike karşı bir tazminat davası açabilir. Davacının bu riske karşı alabileceği en etkili hukuki önlem, tapu iptal ve tescil davasını açarken mahkemeden 'ihtiyati tedbir' kararı talep etmektir (HMK m. 389 vd.). Mahkeme, davacının iddialarını haklı bulma ihtimaline binaen, dava konusu taşınmazın tapu kaydına 'üçüncü kişilere devrinin önlenmesi' yönünde bir ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verebilir. Bu şerh, taşınmazın satışını engeller ve dava sonuçlanana kadar davacının haklarını güvence altına alır.