2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda (İYUK) 2013 yılında yapılan değişiklikle tam yargı davalarına getirilen 'ıslah' benzeri düzenlemenin (İYUK m. 16/4) kapsamı ve amacı nedir? Bu düzenleme, adli yargıdaki ıslah kurumundan (HMK m. 176 vd.) hangi yönleriyle ayrılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185435

İYUK m. 16/4'e 6459 sayılı Kanun ile eklenen hüküm, idari yargıda ıslah kurumunun eksikliğinden kaynaklanan hak kayıplarını gidermeyi amaçlamaktadır. Bu düzenlemenin kapsamı şöyledir: Sadece 'tam yargı davalarında', davacının dava dilekçesinde belirttiği tazminat miktarını, harcını ödemek suretiyle, yargılama bitinceye kadar (kanun yolu aşaması dahil) bir defaya mahsus olmak üzere artırabilmesine olanak tanır. Amacı, özellikle bilirkişi raporuyla zararın daha yüksek olduğunun anlaşıldığı durumlarda davacının 'taleple bağlılık' ilkesi nedeniyle hak kaybına uğramasını önlemektir. Adli yargıdaki ıslah kurumundan temel farkları şunlardır: 1) Kapsam: İdari yargıdaki düzenleme sadece 'miktarın artırılması' ile sınırlıdır. Oysa adli yargıda ıslah ile dava sebebi, talep sonucu değiştirilebilir, miktar azaltılabilir, yeni vakıalar eklenebilir. 2) Dava Türü: İdari yargıda sadece tam yargı davalarında uygulanır. Adli yargıda ise kural olarak tüm dava türlerinde ıslah mümkündür. Dolayısıyla idari yargıdaki düzenleme, tam bir ıslah değil, 'talep edilen miktarın artırılmasına' yönelik sınırlı bir imkandır.