Ceza duruşmasında 'delillerin tartışılması' (CMK m. 216) aşamasının işleyişini ve taraflara söz verilme sırasını açıklayınız. 'Son sözün sanığa verilmesi' kuralının önemi nedir ve bu kurala uyulmamasının yaptırımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185434

Delillerin ortaya konulması (tanıkların dinlenmesi, belgelerin okunması vb.) bittikten sonra delillerin tartışılması aşamasına geçilir. CMK m. 216'ya göre bu aşamada söz sırası şöyledir: 1) Katılan veya vekili, 2) Cumhuriyet savcısı, 3) Sanık ve müdafii veya kanuni temsilcisi. Cumhuriyet savcısının bu aşamadaki beyanına 'esas hakkında mütalaa' denir. Taraflar birbirlerinin açıklamalarına cevap verebilirler. Bu aşama, tarafların tüm delilleri bir bütün olarak değerlendirip, suçun sübutu ve hukuki nitelendirmesi hakkındaki son görüşlerini mahkemeye sundukları kritik bir aşamadır. 'Son sözün sanığa verilmesi' (CMK m. 216/3) kuralı, savunma hakkının en temel güvencelerinden biridir. Tüm tartışmalar bittikten ve hükümden önce son söz mutlaka hazır bulunan sanığa verilir. Bu, sanığa kendisini son bir kez ifade etme ve mahkemenin vicdani kanaatini etkileme imkanı tanır. Bu kurala uyulmaması, CMK m. 289/1-h uyarınca 'hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması' anlamına gelir ve mutlak bir bozma (hukuka kesin aykırılık) nedenidir.