BAM ceza dairesinin hukuka aykırı bir bozma kararı vererek dosyayı ilk derece mahkemesine iade etmesi, sanığın 'temyiz hakkını' nasıl ortadan kaldırabilir? Bir örnekle açıklayınız.
Bu durum, sanığın temyiz hakkının fiilen ortadan kalkmasına yol açabilir. Örneğin; ilk derece mahkemesi sanığa 6 yıl hapis cezası vermiştir. Bu karar temyize tabidir (5 yılın üzerinde olduğu için). Sanık istinafa başvurur. BAM, suç vasfının yanlış belirlendiğini düşünerek, duruşma açıp kendisi daha düşük bir ceza (örn. 4 yıl) vermek yerine, hukuka aykırı olarak 'suç vasfının yanlış belirlendiği' gerekçesiyle kararı bozup ilk derece mahkemesine gönderir. İlk derece mahkemesi, bu bozmaya uyarak sanığa bu kez 4 yıl hapis cezası verir. CMK m. 286/2-a'ya göre, ilk derece mahkemelerinden verilen 5 yıl veya daha az hapis cezaları temyiz edilemez. Böylece sanık, ilk başta temyiz hakkı olan bir kararla yargılanırken, BAM'ın hukuka aykırı usulü işlemi nedeniyle temyiz hakkını kaybetmiş olur. Oysa BAM, usule uygun olarak duruşma açıp kendisi 4 yıl ceza verseydi, CMK m. 286/1 uyarınca BAM ceza dairelerinin (bozma dışındaki) hükümleri temyize tabi olduğundan, sanık bu 4 yıllık cezayı da temyiz edebilecekti. Bu, sanığın Anayasa m. 36'daki hak arama hürriyetinin ve iki dereceli yargılanma hakkının ihlalidir.