Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) ceza dairesinin, CMK m. 280/1-g ve m. 280/2 uyarınca duruşma açarak yeniden hüküm kurması gerekirken, bu yetkisini kullanmayıp CMK m. 289'da sayılan mutlak hukuka aykırılık halleri dışındaki bir nedenle 'bozma' kararı vererek dosyayı ilk derece mahkemesine göndermesinin hukuki sonuçları nelerdir? İlk derece mahkemesi bu bozma kararına direnebilir mi?
Bu durum, BAM'ın kanuni yetkisini aşması anlamına gelir ve hukuka aykırıdır. CMK m. 280, BAM'ın bozma yetkisini CMK m. 289'da sayılan hukuka kesin aykırılık halleri gibi sınırlı durumlarla kısıtlamıştır. Bunun dışındaki durumlarda (delil takdiri, suç vasfının değişmesi vb.) BAM, 'gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine', yani duruşma açarak kendisi karar vermeye yetkilidir (CMK m. 280/1-g). BAM'ın bu kurala aykırı olarak verdiği bozma kararı hukuken 'yok hükmünde' sayılır. CMK m. 284'teki 'direnme yasağı', yalnızca BAM'ın hukuka uygun olarak verdiği kararlar için geçerlidir. Dolayısıyla, ilk derece mahkemesi, BAM'ın yetkisini aşarak verdiği bu hukuka aykırı bozma kararına karşı direnebilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 10.03.2021 tarihli, 2020/3670 E. sayılı kararında da bu tür bir bozma kararının ve buna dayanılarak kurulan ilk derece mahkemesi kararının 'yok hükmünde' sayılması gerektiği belirtilmiştir.