Bir tanığın, kendisini veya CMK m. 45/1'de sayılan yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olan sorulara cevap vermekten çekinme hakkının (CMK m. 48) hukuki temelini ve Anayasal dayanağını açıklayınız. Mahkemenin bu hakla ilgili olarak tanığa karşı yükümlülüğü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185403

CMK Madde 48'de düzenlenen bu hak, 'nemo tenetur se ipsum accusare' olarak bilinen evrensel hukuk ilkesinin, yani 'hiç kimsenin kendini veya yakınlarını suçlamaya zorlanamaması' ilkesinin bir yansımasıdır. Hukuki temeli bu evrensel ilke olup, Anayasal dayanağı ise Anayasa'nın 38. maddesinin 5. fıkrasındaki 'Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.' hükmüdür. Bu hak, adil yargılanma hakkının ve suçsuzluk karinesinin bir parçasıdır. Mahkemenin bu hakla ilgili temel yükümlülüğü, CMK m. 48/1'in son cümlesinde açıkça belirtilmiştir: 'Tanığa cevap vermekten çekinebileceği önceden bildirilir.' Bu bildirimin yapılmaması, tanığın iradesinin sakatlanmasına yol açar ve bu şekilde elde edilen beyan, hukuka aykırı delil niteliği taşıyabilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin E: 2014/36819 sayılı kararında da bu hakkın hatırlatılmadan tanık dinlenmesi bozma nedeni sayılmıştır.