TMK Madde 747 uyarınca geçit hakkı tesis edilirken gözetilmesi gereken 'fedakârlığın denkleştirilmesi' ve 'en az zarar' prensiplerini açıklayınız. Yargıtay HGK E: 2017/1746 kararında, bir taşınmazı ikiye bölecek şekilde geçit hakkı kurulması neden hukuka aykırı bulunmuştur?
Geçit hakkı (TMK m. 747), mülkiyet hakkını sınırlayan bir irtifak hakkı olduğundan, tesisinde 'fedakârlığın denkleştirilmesi' ve 'en az zarar' prensipleri esastır. Fedakârlığın denkleştirilmesi, geçit hakkından yararlanacak taşınmaz malikinin elde edeceği yarar ile aleyhine geçit kurulan taşınmaz malikinin uğrayacağı zarar arasında makul bir denge kurulmasını ifade eder. 'En az zarar' prensibi ise, geçit güzergahının, aleyhine hak kurulan komşu taşınmaza en az külfeti yükleyecek şekilde belirlenmesini gerektirir. Yargıtay HGK'nın E: 2017/1746, K: 2018/981 sayılı kararında, 458 m2'lik bir bahçeyi ortadan ikiye bölerek geçit kurulması bu ilkelere aykırı bulunmuştur. Çünkü bu şekilde bir geçit, taşınmazın ekonomik ve geometrik bütünlüğünü bozmakta, kalan kısımların kullanılabilirliğini önemli ölçüde azaltmakta ve malikine orantısız bir zarar vermektedir. Bu nedenle Yargıtay, parseli bölmeden, kenarından geçecek şekilde bir güzergah belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.