Muris muvazaası nedeniyle hakkında açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda taşınmazı kaybeden davacı, bu dava devam ederken taşınmaz üzerine bir bina inşa etmiştir. Bu davacının, daha sonra TMK m. 724'e dayanarak tescil veya TMK m. 723'e dayanarak tazminat talep etmesi durumunda 'iyiniyet' iddiası kabul edilebilir mi? Yargıtay HGK E: 2017/1759 kararının bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185379

Kabul edilemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2017/1759, K: 2018/466 sayılı kararında bu durum net bir şekilde açıklanmıştır. Muris muvazaası, mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapılan hileli bir işlemdir. Davacı, üçüncü kişileri (diğer mirasçıları) aldatmak üzere muris ile birlikte hareket ederek kesin hükümsüzlükle malul bir sözleşmeye taraf olmuştur. Bu nedenle, tapuyu devraldığı andan itibaren kötü niyetli kabul edilir. Kötü niyetli olduğu mahkeme kararıyla sabit olan bir kişinin, o taşınmaz üzerine yaptığı inşaatta iyiniyetli olduğunu iddia etmesi mümkün değildir. Bu durumda, TMK m. 724'ün şartları (iyiniyet) oluşmadığından tescil talep edemez. Tazminat talebi ise TMK m. 723'e göre değerlendirilir. Kötü niyetli olduğu için uğradığı zararın tamamını değil, sadece TMK m. 723/3 uyarınca 'malzemenin en az değerini' (asgari levazım bedelini) talep edebilir.