Haksız tutuklamanın, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi (İHAS) madde 3'te düzenlenen 'işkence yasağı' kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini, ilgili makaledeki argümanlar ve Şener ve Şık davasındaki İHAM kararı ışığında eleştirel bir şekilde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185373

İlgili makale, haksız tutuklamanın, özellikle keyfi, uzun süreli ve kişiyi sindirme amacı güttüğü durumlarda, İHAS madde 5 (kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı) ihlalinin yanı sıra, İHAS madde 3 (işkence, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı) ihlali olarak da kabul edilmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu argümana göre, masumiyet karinesi altındaki bir bireyin kapalı cezaevi koşullarında tutulması, olağan yaşamdan koparılması ve temel özgürlüklerinin kısıtlanması, başlı başına aşağılayıcı bir muamele teşkil edebilir. Ancak, İHAM'ın yerleşik içtihadı ve Şener ve Şık davasındaki kararı, bu görüşü doğrudan desteklememektedir. İHAM, tutukluluk koşullarının belirli bir ağırlık eşiğini aşmadığı sürece, haksız da olsa, tutuklamayı genellikle madde 5 kapsamında inceler. Madde 3 ihlali için tutukluluk koşullarının (fiziksel şartlar, sağlık hizmetlerine erişim, tecrit vb.) özellikle ağır olması veya tutuklamanın kendisinin kişiyi küçük düşürme veya cezalandırma gibi ek bir amaç taşıdığının somut olarak kanıtlanması gerekir. Makale, bu yaklaşımın bir çelişki olduğunu ve haksız tutuklamanın doğası gereği bireyin onurunu zedelediğini savunarak İHAM içtihadını eleştirmektedir.