Birden fazla davacının, aynı olaydan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat taleplerini tek bir dava dilekçesiyle ileri sürmesi durumunda, karar düzeltme kesinlik sınırının belirlenmesinde her bir talep ve her bir davacı için ayrı ayrı mı yoksa toplam miktar mı dikkate alınır? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2018/1036 sayılı kararının bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185371

Bu durum, HMK m. 57'deki 'ihtiyari dava arkadaşlığı' ve HMK m. 110'daki 'davaların yığılması' kurumları çerçevesinde değerlendirilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2018/1036, K: 2019/493 sayılı kararında belirttiği üzere, ihtiyari dava arkadaşlığında davalar birbirinden bağımsızdır (HMK m. 58). Bu nedenle, kanun yoluna başvuru için kesinlik sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir. Ancak, tek bir davacının aynı davalıya karşı birden fazla talebi (örneğin maddi ve manevi tazminat) varsa, bu bir 'davaların yığılması' (objektif dava birleşmesi) durumudur. Bu durumda Yargıtay, kesinlik sınırının tespiti için o davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin toplamının esas alınması gerektiğine karar vermiştir. Özetle, her dava arkadaşı için sınır ayrı, her dava arkadaşının kendi içindeki talepleri için ise toplam değer üzerinden hesaplama yapılır.