CMK m. 31/2, hakimin reddi isteminin geri çevrilmesi kararının 'toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla' verileceğini belirtir. Bu durum, hakimin kendi hakkındaki bir talebin kararına katılması anlamına geldiği için, 'kimse kendi davasının hakimi olamaz' (nemo iudex in causa sua) ilkesine bir istisna teşkil eder mi? Bu istisnanın gerekçesi ne olabilir?
Evet, bu durum 'kimse kendi davasının hakimi olamaz' genel hukuk ilkesine, kanunla getirilmiş açık bir istisnadır. Normalde, bir hakimin tarafsızlığının sorgulandığı bir taleple ilgili karara katılması düşünülemez. Ancak CMK m. 31'deki 'geri çevirme' kararı, talebin esasına (hakimin tarafsız olup olmadığına) ilişkin bir karar değildir. Bu, talebin kanunda sayılan açık usuli eksiklikler (sürenin kaçırılması, gerekçe gösterilmemesi, kötü niyet) nedeniyle incelenmeye alınmaması kararıdır. Bu istisnanın gerekçesi, 'usul ekonomisi' ve 'yargılamanın kötü niyetli taleplerle sürüncemede bırakılmasının önlenmesi'dir. Kanun koyucu, açıkça usule aykırı ve kötü niyetli olduğu belli olan bir ret talebinin, esastan incelenmek üzere başka bir merciye gönderilerek zaman kaybedilmesini önlemek istemiştir. Bu nedenle, sadece bu sınırlı usuli haller için, pratik bir çözüm olarak, reddedilen hakimin de katılımıyla hızlı bir karar alınmasına olanak tanımıştır. Eğer talep usulen düzgünse, o zaman esastan inceleme için hakim karara katılamaz ve dosya yetkili merciye gider.