Kamuya arz edilmiş bir hizmeti sunan bir işletmeci, belirli bir siyasi görüşe sahip olduğu için bir müşteriye hizmet vermeyi reddetmiştir. Bu eylem, TCK m. 122'deki nefret ve ayrımcılık suçunu oluşturur mu? Suçun oluşması için, failin bu siyasi görüşe karşı genel bir 'nefret' duymasının ayrıca ispatlanması gerekir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185363

Evet, bu eylem TCK m. 122/1-b'deki suçu oluşturur. Madde, 'siyasi düşünce ... farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle ... bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını ... engelleyen' kimseyi cezalandırmaktadır. Eylem, suçun maddi unsurunu (hizmetten yararlanmayı engelleme) ve temel sebebini (siyasi düşünce farklılığı) karşılamaktadır. Evet, suçun manevi unsurunun oluşması için, failin bu engellemeyi 'nefret nedeniyle' gerçekleştirdiğinin de ispatlanması gerekir. 6529 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra, sadece ayrımcı bir davranışta bulunmak yeterli değildir; bu davranışın altında yatan motivasyonun 'nefret' olması aranır. Ancak 'nefret'in ispatı, failin doğrudan 'nefret ediyorum' demesiyle olmak zorunda değildir. Mahkeme, failin eylemi gerçekleştirirken kullandığı ifadelerden, tavırlarından ve olayın genel bağlamından, bu eylemin basit bir anlaşmazlık veya keyfilikten öte, o siyasi görüşe yönelik yoğun bir ön yargı, düşmanlık ve hoşgörüsüzlükten kaynaklandığı sonucuna varırsa, 'nefret saiki'nin varlığını kabul edebilir. Dolayısıyla, ayrımcılığın kendisi, eğer niteliği itibarıyla nefreti dışa vuruyorsa, manevi unsurun ispatı için yeterli olabilir.