Bir boşanma davasında, davacı koca, davalı kadının zina ettiğini iddia etmiş, ancak bu iddiasını ispatlayamamıştır. Delil listesinde 'her türlü yasal delil' ibaresine dayanarak, mahkemeden davalıya bu konuda yemin teklif edilmesini istemiştir. Zina vakıası, HMK m. 226 uyarınca yemine konu olabilecek bir vakıa mıdır?
Hayır, zina vakıası yemine konu olamaz. HMK m. 226/1-c, 'yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıaların' yemine konu olamayacağını açıkça düzenlemiştir. Zina eylemi, hem TCK'da artık suç olmasa da toplum nezdinde kişinin 'namus ve onurunu' ağır şekilde etkileyen bir vakıadır, hem de aldatılan eşin, aldatan eş ve üçüncü kişiye karşı açabileceği manevi tazminat davaları gibi hukuki sonuçları vardır. Daha da önemlisi, zina fiili, TCK m. 226 (Hayasızca Hareketler) veya diğer suçlar kapsamında bir ceza soruşturması riskini barındırabilir. Bu nedenlerle, bir kişiye 'zina ettin mi?' şeklinde bir yemin teklif etmek, HMK m. 226'nın açık hükmüne aykırıdır. Mahkemenin, böyle bir yemin teklifi talebini, yeminin konusunun kanunen yasak olduğu gerekçesiyle reddetmesi gerekir. Davacının delil listesinde 'yemin' deliline dayanmış olması bu sonucu değiştirmez.