HMK m. 11, mirastan doğan davalarda ölenin son yerleşim yeri mahkemesinin 'kesin yetkili' olduğunu belirtir. Buna karşın, HMK m. 384, çekişmesiz yargı işlerinde 'talepte bulunan kişinin oturduğu yer mahkemesinin yetkili' olduğunu düzenler. Mirasçılık belgesi verilmesi istemi, hem mirastan doğan hem de çekişmesiz bir yargı işidir. Bu durumda hangi yetki kuralı uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185357

Bu durumda, çekişmesiz yargı işlerine ilişkin özel ve daha esnek olan yetki kuralı uygulanır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/1777 E. ve 8. Hukuk Dairesi'nin 2014/860 E. sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, mirasçılık belgesi verilmesi taleplerinde kesin yetki kuralı yoktur. HMK m. 11/1'deki kesin yetki kuralı, taraflar arasında bir uyuşmazlığın olduğu 'çekişmeli' miras davaları (terekenin paylaştırılması, tenkis, muvazaa vb.) için öngörülmüştür. Mirasçılık belgesi verilmesi ise, bir uyuşmazlığı çözmekten çok, mevcut bir hukuki durumu (kimlerin hangi oranda mirasçı olduğunu) tespit etmeye yönelik bir 'çekişmesiz yargı' işidir. Bu nedenle, HMK m. 384'teki genel kural ve bunu teyit eden HMK m. 11/3'teki özel düzenleme ('mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir') uygulanır. Sonuç olarak, bir mirasçı, murisin son yerleşim yerine veya diğer mirasçıların oturduğu yere bakmaksızın, kendi oturduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinden veya Türkiye'deki herhangi bir sulh hukuk mahkemesinden mirasçılık belgesi verilmesini talep edebilir.